
Artık en arkadan izliyorum hayatını. Benden daha önemlileri varmış ya, onlar kapmış ön sıraları. Sevgine yetişememek en büyük hatamdı belki de… Olsun, duygusal alışkanlıklarımı çok seviyorum ben. Kendimle ilgili değişiklik yapmaktan korkum belki bu yüzden. İçsel duygularımın aklımı karıştırışı ise, her şey kadar normal zaten… En iyisi mi, sen bunu da boşver gitsin.
Ben yine kendiliğinden üreyen kelimelerle doldururum tüm cümlelerimi. Gereksiz ama bir o kadar yerinde olan sözlerle… Her birinizin zor ama boş karakterleriyle… Hayat aslında bunlarla anlamsız, bunlarla hor geliyor insana. Dikkatlice bak istersen, görmüyorsun sanki. Seni öne çıkaran işte bu anlamsızlıklar, bu yaşadıkların değil mi? Geçirdiğin ağlama krizleri boşuna, ağlama sakın. Senin ve benim bütün bu olanlarda payımız yokmuş gibi. İnsan kendi halinde bitiremiyor sevgiyi. Çevrendekiler değiştiriyor her şeyi. Birbirine oyun oynamadan açmıyor kimse kalbini başkasına. Onun için sende hiç üzülme boşuna…
Ben yine kendiliğinden üreyen kelimelerle doldururum tüm cümlelerimi. Gereksiz ama bir o kadar yerinde olan sözlerle… Her birinizin zor ama boş karakterleriyle… Hayat aslında bunlarla anlamsız, bunlarla hor geliyor insana. Dikkatlice bak istersen, görmüyorsun sanki. Seni öne çıkaran işte bu anlamsızlıklar, bu yaşadıkların değil mi? Geçirdiğin ağlama krizleri boşuna, ağlama sakın. Senin ve benim bütün bu olanlarda payımız yokmuş gibi. İnsan kendi halinde bitiremiyor sevgiyi. Çevrendekiler değiştiriyor her şeyi. Birbirine oyun oynamadan açmıyor kimse kalbini başkasına. Onun için sende hiç üzülme boşuna…
Al bir tane minik kibir kurabiyesinden. Ama sakın fazla çiğneyerek yutma. Ne kadar küçük olursa kırıntıları o kadar yer kalır umutlara ve insafa… En iyisi mi, sen her şeyi yutup sindirdiğin gibi, bunu da tümüyle at ağzına…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder